19 Ağustos 2007 Pazar

ROKA'NIN HİKAYESİ (yeni yazı)




(bu yazının asıl tarihi:3 Aralık 2006)

(bu resim öbürünün bir sonraki aşaması, meraklı kedi uykuya dalmış.:)
Yağmurlu bir akşam, yine Ramazan.
Atılmış bu bebecik bir evden, kedi bilmez, soydaş bilmez sadece insan bilirmiş.
Yok, onu evden atan pisleri insan sanırmış.
Bahçe duvarından “miyav” demiş bu evin babasına.
-miyav, gel beni kurtar, baba ben çok küçüğüm, ıslağım, açım. :(
Babası almış bu oğlanı getirmiş, kurulamışlar, doyurmuşlar hep beraber.
Evet bu ev bilirmiş, kedi kumu bilirmiş, elektrikli süpürgeyi bile bilirmiş, ama kedi görmemiş bilmezmiş.
Ateşlenmiş bebecik, ağzına şurup damlatmış annesi. İyileşmiş.
Koşmaya oynamaya başlamış.
Kedileri tanımış, evdeki Maydanoz kızı fır fır kovalamaya başlamış.
Annesi "oğlum, kızımı kovalaman için büyümen gerekir “ demiş ama nafile.
Maydanoz kız da kıyamazmış ona vurmaya. Baba anneye demiş ki:
-"Maydanoz sana benziyor, sert görünüşlü ama merhametli"
Gerçi iyi olmuş, Maydanoz’un sakin, tembel,hımbıl yaşamına hareket gelmiş.
Bir sabah yavru kedi yorganın üstüne oturmuş, babaya bakıyormuş.
Baba "senin göbeğinin üstünde Hopdediks’in köpeği İdefiks’ e benziyor bu."
Anne sakin sakin:
"Aaa bunun adı İdefiks olsun"demiş.
Baba yinelemiş "burada Hopdediks sen oluyorsun"
"Biliyorum " demiş anne yine gayet sakin.
(inadına kızdırmaya çalışana, inadına kızmamak çok daha zevkli. Bir deneyin bakın.)
Ama bu yumuşak görünüşlü bebek, çok maço, dominant bir karakter olduğu için büyüyünce bu isim yakışmazmış vazgeçilmiş.
Biz daha kedileri çok tanımazken, her çekmeceye, her dolaba girmeye çalışmak, her şeye maydanoz olmak bütün kedilerin huyu diye bilmezken adını Maydanoz koyduk ya öbürüne.
"Buna da Roka diyelim" demiş anne.
Artık bütün ümitleri "hala bana Roka'yı getir" diyen yeğenimizde imiş.
(ama yok babası razı olmamış)
Bir sabah anne Roka'yı evde ara ara bulamamış ki, oğlunun odasının önünden geçerken onun başının yanında iki minik kulak görmüüş. Sırtını onun yanağına dayamış,beraber uyuduklarından abinin haberi yokmuş tabi ki.
Havalar güzel giderken onu da dışarıdaki yuvaya, bütün kedilere alıştırmışlar.
Yanlız her gün girer, Pc başındaki annenin kucağında ruhunun, yaşının ihtiyacı olan sevgi uykusunu gerine gerine uyurmuş. Bir de Maydanoz ablaya spor hocalığı görevini ifa eder,ona günlük antremanını yaptırırmış. (Yalnız artık Maydanoz'un patileri armut toplamıyormuş.)
Hatta annesi gazete okurken, o da omuzundan aşağı patilerini yaymış bir kürk etol! görüntüsünde keyifle uyurken, annesi de başını hafif ona dayamış uyuyakalmış. Abisi de onların resmini çekmiiş.
Ama tabi onu buraya koyamazmış anne. :)
Patiyle kalın:P

Çook sonra ek:
Benim sebze ve otlarla aramın hiç iyi olmadığını herkes bilir. Ben en çok kahvaltıyı ve çok yararlı!! üç beyazı severim.:)) Fiziğimle de bu sevgimi hiç inkar etmem.
Tatlı hele hele sütlü tatlılar için ölürüm.
Kaç yıllık evliyiz, bir gün İzmir'li eltim sohbet sırasında eşime "sen rokayı severdin değil mi?" sorusuna "evet" cevabını aldı.Ben 2 kere şok, adamın sevdiğini bilmediğim gibi roka ne onu da bilmiyorum.
Bilen gürcüler beni affetsin, ama aşçısı babaannem olan bizim gürcü mutfağında bu ot hiç bilinmezdi ki. Hatta rahmetli annemin hiç rokayla tanışmadan vefat ettiğine de eminim.
Neyse o günden sonra öğrendim, pazardan eşim için roka almaya başladım ama merak edip bir kere tattın mı diye sorarsanız cevabım hayır olur.:)
Hele bir de yine çok sonra onun biraz acı ve mayhoş olduğunu öğrendim. Benim için tamamen bitti bu otun şansı.
Acı ve ekşi sevmediğim için damak tadım yok diye küçük gören eş tarafından yakınlarıma karşı, şu Hadis-i Şerif'i bulup onlara okuduğum zaman ki sevincimi takdir edersiniz artık:
"Mü'min iman sebebi ile tatlıdır.Binaenaleyh daima tatlıya meyyaldir."
(Menavi-Kenzül İrfan
)
Hadis de tatlıdan murat ,sadece ve sadece yemekle ilgili değildir muhakkak ama ne gam.
Neyse bu uzun girişi niye yaptım?
Pisiciğin çok zorluk ve acılarla dolu bir yaşamı oldu büyüyünce.
Tıpkı Roka'nın tadı gibi.
Kendi dominant zor karakterinin de bunda etkisi çok tabi ama bu ismi verdiğimi çok pişman oldum ben.
Artık daha dikkat ediyorum kedilere isim koyarken.
Diyeceksiniz ki Melül Peter var bir de ama onun ki farklı. Bunun gibi küçükten konulan isim değil, onun adı sonradan durum tesbiti bir bakıma. M.Peter'in hala yaşaması gerçekten bir mucize. Hep hasta ve hüzünlü duruşuna istinaden kondu ismi.
Demiştim ya başka veterinerin elinde kesin uyutulurdu daha çok küçükken. Ama sevgi ilgi alaka ile çok şükür bayağı toparladı ve kendi çapında yaşıyor işte mahzun ve mutlu mutlu.
Gerçi bu yaz; deli, çatlak ve cadı anası Lulu'nun peşinde suratında çok heyecanlı bir tebessümle gezerken doberman Ejder'in oraya girip kuyruğunu da kaptırdı ya maalesef.
Artık mutlu ve kuyruksuz.

2 yorum:

paticikler dedi ki...

Sayfamı wordpresse taşıma çılgınlığında bulunduğum ve geri dönmek zorunda kaldığım için;
bütün yorumları tek bir çatı altında yazıya ekliyorum.:)

paticikler dedi ki...

18 Yorum -

vecihe dedi ki…
Ne güzel anlattın böyle:) insanın kedi sahibi olası geliyor:)))
Bu arada blog ahalisine söylüyorum:”halası oğlumun resmini link olarak vermiş yazının içinde “maşallah” demeden oğluma alıcı gözle bakmayın emi”:))Selam ve dua ile..
3/12/06 22:38
yagmur damlasi dedi ki…
Canım benim.
Benden de Maşaallah.
Ve ben size olun diyorum habire,ama dinlemiyorsunuz ki…:(
4/12/06 01:22
Anonymous dedi ki…
çok sevimli gerçekten de, ah ben onu seve seve yorarım, ne tatlı şey. maşallah:))
6/12/06 11:56
Anonymous dedi ki…
Merhaba efendım sayfamı zıyaret etmıssınız cok memnun oldum,kedileriniz cok tatlı,evet dediginiz gibi kedi insana huzur veriyo bakımıda kolay bide fıtratları geregıde cok temızler,sizin nekadar cok kedınız varmıs oyle ama herbırı bambaska gusel ALLAH sıze kolaylık versın.
Serranın annnesı Sema.
8/12/06 09:08
yagmur damlasi dedi ki…
Peri hanım seve seve yormak …
Ne güzel bir yorgunluk bu böyle…
8/12/06 15:36
yagmur damlasi dedi ki…
Sema hanım sizde hoşgeldiniz.
Ben de herkese kedilerin fıtrattan temiz olduklarını anlatıyorum biliyormusunuz? :)))
8/12/06 15:37
cadı dedi ki…
http://minnosveboncukcu.blogspot.com/ bak yağmur, burada da minik bir kedi var. Nenoni’nin kardeşi boncukçu’nun kedisi:) Onada senin adresini bıraktım:) Eminim iyi anlaşacaksınız, iki kedi dostu.
Ben aslında kedilerden çok korkarım, sadece fotoğraflarına bakmayı severim:) Çok güzel anlatmışsın ama yaa…
9/12/06 09:28
yagmur damlasi dedi ki…
Vecihe’m nazardan korktun,beni de korkuttun linki kaldırdım.:))
10/12/06 00:35
yagmur damlasi dedi ki…
Cadıcım sen cadı değil pamuk prensessin.
Niye biliyormusun?Boncukcunun orada yazdıklarını okudum,eşimin veteriner olduğunu yazmışsın.Yani yazıları okuyup onu görmüssün.
Halbuki kedileri çok seven yeni bir arkadaş bana “Maydanozu çok sevdim,erkekmi dişi mi?” diye sordu :((
Maydanozun adı yanında kızım ya da hanım kelimesi olmadan geçmiyor ki:((
Maydanoz kızım başlıklı yazı bile var.:((
10/12/06 00:46
cadı dedi ki…
Yağmur, teşkkür ederim, utandım inan ki. Amaan güzelim benden prenses falan olmaz:) Ama dediğim gibi içtenlikle yazmışsın, çok hoşuma gitti, ondan okudum:))
10/12/06 08:23
Anonymous dedi ki…
Bir solukta okudum kedilerinizi ve çok sevdim.
En çok ilgimi çeken ise karakter meselesi oldu. Ben de eski kedimizin tezgaha ya da yemek masasına tırmanmadığını anımsayıp, Minnoş’un yaptığı yaramazlıkları bebek olmsaına bağlıyor ve büyünce geçer diye umutlanıyordum :))
Gerçi eve ve bize alıştıkça biraz sakinleşiyor sanırım.
Cadı’ya teşekkürler, sizden haberdar ettiği için.
Sevgiyle kalın.
11/12/06 13:03
vecihe dedi ki…
Ablacım kaldırmana gerek yoktu!Onun kapı gibi üstüne okunan duaları var:)Bişicik olmaz:))
Bu arada yukarıya yazdığın hadis-i şerifi yeni gördüm ben ya:( Ne güzel olmuş.Her yeni yazıda yeniliyorsun da orayı ben mi görmedim:(
Öptüm..
11/12/06 13:05
Yorum silindi
Bu gönderi blog yöneticisi tarafından kaldırılmıştır.
11/12/06 13:05
yagmur damlasi dedi ki…
Boncukcum hoşgeldin.Evet Cadı’cığıma benden de teşekkür.:))
Vecihe’cim evet her seferinde Hadis’i değiştiriyorum.
Öbür taraftakini de. :))
yok linki kaldırdım. :))
Ama o arada yine de iyi olmuş cadıcım sana gelmiş.
11/12/06 13:46
Anonymous dedi ki…
sonunda yazabildim okudum bir türlü yazamadım buraya ben öncelikle yerim ikisinide sanırım sabah sporları güzel olmuş senin doğal kürküne de bayıldım ay ben çok severim kedileri ama izin yok malesef. izin çıksa artık oyuncak olur elimde onnar
11/12/06 18:01
yagmur damlasi dedi ki…
Çilekcim kim izin vermiyor kedilere?
Burayı göster okut,belki kabullenir :)))
12/12/06 11:56
Anonymous dedi ki…
Annemlere kabul ettiremiyorum:(
artık kabullendin seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli şarkısıyla seviyorum minnoşları
ama bir gün alcam beyaz kartopu adında kedim olacak inanıyorum
12/12/06 13:15
Menapoz Abla dedi ki…
yağmur damlası saliha ablacım her nekadar blogların manevi ablası olsam da sana bişey danışmak istiyorum benden yaşça büyük olmanın affına sığınarak..
ben sevgi dolu bir insanım,görsen hastanedeki her bebeği sevmek koklamak istiyorum.hatta bazen etrafımdaki cocuk gibi gorunen yasıtım erkek arkadasları bile çocuk gibi sevdiğim de oluyor..
bu yasta ve bekarken de cocuk sahibi olmam imkansız..ben de kedileri cok sevdigim için kedi almak ve sevgimi ona vermek istiyorum..ama annem evdeki hijyenden dolayı babam da nedenini bilmediğim bi şekilde istemiyor ama biliyorum ki onlar da cok seviyor kedileri..küçükken de hem bahcede hem evde beslemiştik…
1 ay izmre gidiyoruz yazın ozaman napıcaksın diyor.ben de erkek arkadasıma soyledim onların ailesi namaz kıldıgı için namaz kılınan evde kedi olmaz dedi bana ama bana cok bagnazca geldi..sana da bi sorayım dedim resmi gorunce..ne dersin?cadılık yapıp erkek arkadasımıikna ediim mi bakması için yapmadıgım sey deil cadılık?
mektup gibi yazı oldu yaw;)
6/2/07 10:59