19 Ağustos 2007 Pazar

ANNANE OLDUUUM. :)

( Bu yazının asıl tarihi:6 Mayıs 2007)

Evet annane oldum, hıdırellez sabahı. Kızım sabah namazı vakti "maaav" dedi,kutusu hazırdı. Ben okşamadan girmedi. Yanına oturdum, karanlık severler diye ışığı da söndürdüm. Sıkıntı dualarını okudum, bir sorun çıkmasın diye. O kafası eğik vaziyette, ben bir şey görmüyorum. Bir "mevw" sesi oldu. Çok şükür, çok zayıf olduğu için korkuyordum ama bir saat içinde 3 yavrusu da doğmuştu. :)


Bu resimleride bir gün önce çekmiştim. hamile Maydanoz hatırası :)
Sonrası güzel gelmedi. :( Bizden hiç kıskanmadığı yavrularını evde olan diğer pisiler den -ki onlara aylardır alışmadı, arkadaş olmadı maalesef- müthiş kıskandı doğal olarak. Ama Lulu'nun yaptığı gibi bir kovalayıp bırakmadı. Sanki yabancı bir düşmanla karşılaşmış gibi öldürmek için -inanın bu şaka değil, o anda yüzünü görseniz, rüyanızda bile korkardınız- saldırdı. Biz korumak için kucağımıza aldığımızda, bizde sıkı pençeler yedik. Bu anlatılmaz yaşanır, zavallıcıkları onun patisinden Allah kurtardı, başka birşey değil. Hele ufaklık Yaman Beneğe bir şey olmasın diye evin içinde sürekli bir saklambaç oynanmaya başlandı. Oğlum resti çekti "ben dayıma taşınacağım" diye.
Velhasıl ev bir cehenneme döndü. Mecburen Maydanoz'u bodruma taşıdık. Bunun üzüntüsünden günlerdir bu haberi buraya yazamadım. Bebekleri, maması, suyu ve tuvaleti ile ona orada bir yuva oluşturduk. Penceresi var, ışığı da var. Zaten günde 2-3 sefer çıkarıyorum, geziyor. Seviyorum, seviyoruz. Ama o hiç kir bilmeyen kızımın beyaz tüyleri azcık kömür karası oldu. :(
(Ama artık kendini temizledi ve kömür tarafına geçmiyor)

Şimdi dışarı çıkınca hiçbirine öyle delice saldırmıyor, sadece kovalıyor. Çünkü bahçeyi kendi alanı saymıyor. Dolaşsın diye kapısını açık bırakınca, bir bebeğini ağzına alıyor pencereye geliyor.İçeri girmek için yalvarıyor, tellere tırmanıyor. Bana kafayı yedirtiyor üzüntüden ama alışması lazım, başka çarem yok. Zaten o da ilk önce bahçede her tarafı araştırıyor, başka güvenli yer bulamıyor. Yine götürüp yavruyu yerine koyuyor. İşte durumlar böyle. :(


Bu Julia, Zıpzıp, Tekir, Bekir 4 kardeş bahçenin hiç ayrılmaz süsü. Temmuz'da doğdular.İsimlerinden belli, sadece bir tanesi erkek. Ve Tekir daha bir kere bile kendisine el sürdürmedi. :(

Diğerleri ise beni sev diye emrediyorlar "Mmeeww" sesi ile.:) Hele Julia hiç kucaktan inmek istemiyor. Anne 2 aydan itibaren onları bıraktı. Şimdi sadece yemeğe geliyor ve sanki hiç çocuklarını tanımıyor. Yemeğine uzanana patlatıyor. Bunu daha önce demiştim, Lulu ise bütün yavrulara yemeğini bırakır.

Neyse bu daha bir yaşında bile olmayan garipler benim cadı Maydanoz'um yüzünden, kendileri kızgınlık dönemi bile yaşamadan hamile kaldılar. Hani Maydanoz bütün erkek kedileri bahçeye çağırmıştı ya. Benim her cephede cansiperane savaşlarım hiç fayda vermedi. Erkek kedilere hafif tahta parçacıkları filan attım, kovdum. Biraz uzaklaşıp durdular. "Aa bu kadın deli mi ne? Biraz sonra yine hepimize yemek verecek. Hoşgörelim" dediler zaar.
Tekir bahçede doğurmadı. Bir kaç aparman ötede bodrumdaki bebek arabasına bir kedi 5 yavru doğurmuş. Kesin budur. Apartmanda sahiplenmiş. Ben de hiiiç sesimi çıkarmadım. :P
Maydanoz'un ertesi günü yani 7 Mayısta, sabah Julia da 3tane doğurdu.


Canım benim kapının önündeki kutuda açıkta doğurmuş. Maydanoz gibi de ortalığı tertemiz yapmayı becerememiş. Altındakileri değiştirdim. (Maydanoz'un altındaki örtü tertemizdi) Onu da öbür bodruma ben sakladım. Tatlı kızım güzel annelik yapıyor.

Ve geldik Zıpzıp'a ... O nun cüssesi öyle minik ki, ve kendi öyle saf ki.. Bir ara Yaman Benek'le yanyana çekebilirsem resmi koyarım. 2 aylık yavrudan biraz büyük.

Salı gecesi doğurmuş. İkisini kendi eski yuvalarında doğurmuş, 3.cüsünü Julia'nın olduğu ardiyeye girerken eşikte doğurmuş. Onun kesesini filan hiç temizlemediği için ölmüş. Kendisi de Julia'nın yavrularını kendisinin sanıp onun yanına girmiş.

Diğer yavruları sesinden bulup aldım, başka bir kutuya anneleri ile beraber geçirdim. Bu hemen kaçtı. Bir daha da yanaşmadı. Ben de onları da Julia'nın kutusuna koydum. O bakmaya uğraştı onlara da ama, biri çarşamba, biri perşembe sabahı öldü maalesef...
Hepsi de anneleri gibi beyazdı. :(
İnşallah benim kızları -artık anneliği de tatmış oldular- emzirmeleri bitsin, hemen kısırlaştıracağım.
Ama sanırım Lulu gibi harika bir annenin, anneliğini elinden almaya kıyamam. :(
Bu da böyle bir yazı...patiyle kalın.
EDİT: Biraz önce farkettim, Zıpzıp geceleri Julia'nın yanında yatıyor. Ve onun bebelerini o da emziriyor. İki kardeş beraber büyütüyorlar demek ki.

2.EDİT: İşte 2 aylık yavru Yaman Benek ve 10 -11 aylık kedi (ki bu kedi için erişkin bir yaş) Zıpzıp. Aralarında boyut farkı az. Ama Zıpzıp bebekken çok hastalıklar geçirdi, binbir tedavi ile iyileşti. kendisi biraz küçümen kaldı.Ve bir parça saf diğer kedilere göre. :( O da öyle tatlı ve bahçemin beyaz gelini. :)
3.EDİT: Yaman Benek beyin "Benek" ismi vermeme sebep olan simsiyah kuyruğunun beyaz ucunu işaretle gösterdim. Yaman adı ise eşim "bu çok yaman kedi olacak, adı Yaman soyadı Benekoğlu :) olsun" deyince eklendi.Havaya dikmiş gezerken o beyazlık ona tam ateş böceği görüntüsü veriyor. Çok çok tatlı oluyor. :)

2 yorum:

paticikler dedi ki...

Sayfamı wordpresse taşıma çılgınlığında bulunduğum ve geri dönmek zorunda kaldığım için;
bütün yorumları tek bir çatı altında yazıya ekliyorum.:)

paticikler dedi ki...

18 yorum

Boncukçu dedi ki…
Maydanozu alın eve. Orası onun evi zaten. Öbürleri gitsin bodruma.:(( Gelirsem valla pati yemek neymiş görürsünüz, tırnaklarımı dakestirmedim gene hazır uzunlar, ona göre..
Minnoş
18/5/07 08:12
Ece dedi ki…
Allah ım ya, çok güzeller:)
benim için de öper misiniz lütfen..
18/5/07 09:50
ben dedim ki…
Minnoş’um peki oğlumu nereye koyayım?
Evi terkediyordu cidden.Çünkü ev yaşanmaz hale gelmişti. Zaten bana çok zor geldi,birde sen tırnağınla tehdit etme beniiiii:(
Üstelik diğerlerinin de Maydanoz’dan farkı yokki… Boynubükük’te benim biberonla büyüttüğüm. Roka’da 1 aylıktan itibaren baktığım. Hem bunlar da Maydanoz’daki acemiliğimi yapmayıp bahçeye de alıştırmıştım. kafalarına göre takılırlardı. O yüzden onları çıkardım zaten ama,bir kere alışmışlar yemeğini evde yerlerdi.Ben kapıyı kapayana kadar dalıyorlardı ve Maydanoz tarafından koltuklar,pencereler,odalar arasında alt alta üüstüste ….parçalıyordu kısaca. Sürekli bir saklambaç hali. Oğlum isyan etti.
Sonra küçük yavru var,annesini içeri alamıyordum, o da ememiyordu.Onu Maydanoz’dan korumak ise, o da ayrı bir savaştı.
Onun orada aynı evdeki konforu var. Koltuk minderi bile koyduk. O sert yerlerde yatmaya alışık değil diye. Hem bebeler eve alışmadan bahçede büyür daha iyi. Şimdi yavrular küçük ,erkek kediler giremesin diye kapıyı kapıyoruz.Onlarhareketlenmeye başlasın,kapıyı açık bırakacağız. İstedikleri gibi girip çıksınlar diye. Onları büyütsün ve o sayede kendi de sosyalleşir inşallah. Onu kısırlaştırıp alacağım yine.:)
Biz hiç tırnak kesmiyoruz bu arada.
Eşim hiç kıyamaz,zaten onu da pek tavsiye etmiyorlar.. Zaten kısırlaştırmaya da o karşıydı ama,çaresiz kabullendi.Yine de kendi yapmıyor. Başka veterinere yaptıracağız.:(
18/5/07 10:29
ben dedim ki…
Ece’cim alt yoruma da şimdi cevap yazdım.:)
öperken senin içinde öperim.:)
18/5/07 10:30
sedencik dedi ki…
ölen yavrulara çok üzüldüm…kalanlar ömürlü olsun inşallah…ne kadar sevimli ne kadar tatlılar…
burunlarından öpsem ,patilerlermi beni :))
sağlıkla …sevgiyle…
18/5/07 15:35
Anonymous dedi ki…
biz de ziyaret ettik yavrularinizi tu tu tu maasaallaaaah dedik hepsine
saygilar catlakmisir
18/5/07 18:18
Ece dedi ki…
Kuran ı Kerim okurken ki pozunuza bayıldım..Gözlerim doldu inanın…
Sizi kendimce “yılın bloğu” ilan ettim..
sevgiyle kalın..Allah sizi cennetine koysun inşallah..
18/5/07 18:46
fikriminincegülü dedi ki…
Yazık olmuş.. ölen yavrulara çok üzüldüm sultanım ya..:(( Kalanlara uzun ömür dilerim.. hepsi çok tatlılar..:)
Ben şimdi gidiyorum.. bu deli Mini kişisi beni odadan kovuyor.. öpüyorum seni ve sevimli torunlarını.:)
18/5/07 22:44
fikriminincegülü dedi ki…
annem kabuletti yamur teyzecim
mini
18/5/07 22:48
fikriminincegülü dedi ki…
bu üçkağıtçı sıpaya söyler misin yağmur teyzesi.. şakacıktan bile olsa, yalan söylemek çok kötü birşeydir..:)
19/5/07 14:33
ben dedim ki…
Ece kızım,sağolun teşekkür ederim de…ve hatta güzel duanız için Rabbim razı olsun,sizi de koysun.:)
Umarım bu karara sadece resimlere bakarak varmadınız değilmi?
Hayır bu yazıda ev kızı Maydanoz’u yavruları ile bodruma yerleştirdiğim için; Boncukçunun kedisi Minnoş beni patisi ile tehdit ediyor.:(
Bakın birinci yoruma.
Yazıyı okuyupta seçti iseniz,bir daha teşekkür ederim o zaman.:)
Hem ben sizi Bekir Beyin oradan biliyorum.Kedi konusunda tereddütünüz vardı, geçti ise ben size yavru vereyim.Bekir Beyden almayın.:)
19/5/07 16:35
ben dedim ki…
Ah Mini ah… bende sevindim annen fikir değiştirdi diye.:(
neyse ben anneni ikna etmek için biraz daha uğraşayım.
kedi kişileri bir kaç saat evde yanlız dururlar. Bir mahsuru yoktur,akşama sizinle daha hevesli oynar.
Nasıl olsa evde bir yere onun için kum koyacaksınız, korkmayın tuvaletini kesinlikle başka bir yere yapmaz..
maması ,sütü, suyu da bir yerde durur tamam.:)
19/5/07 16:38
Ece dedi ki…
Saliha hanım,
Cevaplarınızı tabi ki okuyorum:)
Bu cevabı yazdığınızı şimdi farkettim:)
Halınıza tavuk taşıdıklarında sizin gösterdiğiniz müsamahayı, malesef annem gösteremiyor..
Tüy ve çiş gibi şeyleri kabullenemiyor..
Ama ileride kendi evim olunca kısmetse ben de kedi annesi olacağım:)
en içten sevgi ve hürmetlerimle..
19/5/07 22:27
Ece dedi ki…
Ben de maydonozdan yanayım bu arada:)
Bodruma alışmak kimbilir ne kadar zor olmuştur:(
19/5/07 22:30
ben dedim ki…
Ece hanım tüy evet ama çiş diye bir problem hiçbir zaman olmuyor ki kedilerde.
Halıya da tavuğu anne kedi getirdi,sırf yavrusunu beslemek için.:).Tek kedi varken öyle bir sorun olmaz. Merak etmesin anneniz.:)
Maydanoz ah Maydanoz.
Yok çok zor kabullenmedi de; ben o yoruma cevap yazdıktan sonra başka sorun çıkardı.:(
Daha yavruları 12 günlük.2 ay emzirdikten sonra kısırlaştıracağız derken koca isterim diye bağırmaya başladıııı Maalesef yanii.
Hayır emzirirken kızgınlık neyin nesi olyorsa,edepsiz kız işte noolcek.:(
20/5/07 04:45
Ece dedi ki…
Saliha ablacığım [izninizle böyle hitap ediyorum]
Kediciklerin günlük yaşantısını sizin dilinizden okumak çok zevkli..
Biliyorum ki “Sevgi emek ister..”
Bende şükürler olsun o potansiyel var..
Yani tüy, çiş, hastalık, doğum herşeyleriyle seve seve ilgilenebilirim inşallah..
Az kaldı:)
Kendi evim olunca ona göre bir düzen kuracağım..
Çiş konusunu Bekir bey de anlatmıştı..
Çok çabuk öğreniyorlarmış..Tüy için de yanılmıyorsam bazı bantlar satılıyormuş..
Ama yine de işte bazı kadınlar malum, titizlik adına evde hayvan beslemeyi reddediyorlar:([annem gibi]
Her neyse ben başınızı ağrıtmayayım daha fazla:)
Koca isteyen azgın Maydonoza sesleniyorum buradan:)
“Hişşt Hürmüz Maydonoz hanım, biraz edepli ol yahu!
Senin adına utandım valla:)”
sevgilerimle..
20/5/07 12:27
ben dedim ki…
Ece kızım…:)
Az kaldı kendi eviniz…
Nişanlı mısınız,bekar evimi olacak?
Ah Hürmüz Maydanoz’un kocaları ile resmini koyacağım yakında.:) Azzz sonra.:)
21/5/07 18:09
Bekir L. Yildirim dedi ki…
Guzunuz aydin, hayirli ugurlu olsun Saliha Hanim, torunla, anne ve annane icin. Fakir de ayni anda hem baba hem de dede olmus vaziyette. Simdi kara kara bu avrucaklara nasil yuva bulcagi dusuncesine gark olmus vaziyettedir. Benim ne fotografcilik ne dahi edit kaabilyetim oldugu icin (sabrim demek daha dogru olcak, manuel’i okma , fotoshop, ADSEE kullanilis manueli falan okuma sabrim yok) yavrucaklarin gercek guzelliklerini sergilyemesem de resim ve hukayaleri fakirhanededir.
Selam, saygi ve muhabbetle
3/6/07 10:33